Hiç içinizin karmakarışık olduğu oldu mu? Benim oldu. Hatta tam şu an! Aslında karmakarışık olan gerçekten ne bilmiyorum. Kalbim mi, aklım mı, duygularım mı, hayatım mı, gördüklerim mi, duyduklarım mı, bilemiyorum.
Belki de karışıklığı tek şeye giydirmektense benim karmakarışık hissettiğimi söylemek daha doğru olur. Bu karışıklığı biraz önce bedenimle fark ettim. Televizyon izlerken, ki oldukça az televizyon izlerdim, bir süredir süresini bilmediğim kadar izliyorum ve televizyon izlemediğim zamanlarda da telefonuma bakıyorum, biraz üzerini örtme eğilimi sezdim. Neyse televizyon izlerken diyordum, ellerimde ve kulaklarımda sıcaklık ve kalbimde bir kuşun kanat çırptığında yarattığı titrekliği, karnımdaki hani mideniz bozulur da tatsız bir ağrı olur ya işte o ağrıyı fark ettim. Her zaman kendime söylediğim ve her zaman yapamadığım şeyi bu anda yapabildim. Bedenimdeki tepkiyi gördüğümde aklımdan neler geçtiğine baktım. Bir süredir aklımı, kalbimi, beni kurcalayan ve yine bir süredir görmezden geldiğim, karmakarışık hissetmeme sebep olan düşünceler geçiyordu aklımdan.
Ne istemediğimi biliyorum, ne istediğimi bilmiyorum. Bazen madem ne istemediğimi biliyorum onu bırakayım, kendimi oradan çıkarayım diyorum. Bu sefer mantığım/aklım veya neresiyse bir tarafım “bir dakika” diyor. Vazgeçeceklerimin bazıları ve sonrasındaki bilinmezlik bir korku yaratıyor. Korkuyu kötü bir duygu olarak görmüyorum, elbet işlevi var. Belki de bana vazgeçmeye hazır mısın diye soruyor. İşte orada duruyor ve bedenimle bana kendini gösteriyor. Sonrasını düşünmeyeyim ben kalbimin istediğini yapayım diyorum, öyle alışmamışım, sonra ne olacak soruları hemen zihnimde beliriyor. Çünkü insan hayatındaki belirsiz durumlarda, dönemlerde bir şeylere tutunmaya ihtiyaç duyuyor, zihninde sonrasını rasyonalize etmeye çalışıyor.
Bazı zamanlar zor geliyor. Duygularımla birlikte kalabilmek , duygumu görebilmek zor geliyor. Şimdi o zor gelen anlardan birini yaşıyorum. Baktığımda zor da olsa duygularımla kalmayı çok büyük oranda başarıyorum. O yüzden burada kendimin hakkını vermem lazım 😊
Duygular zor da gelse onların hayatıma eşlik edebilmesine izin vermek kıymetli. Zorlandığım duygularla bazen yürüyorum, bazen uyumaya çalışıyorum, bazen boş boş duvara bakıyorum, bazen mandala boyuyorum, bazen ağlıyorum, bazen şarkı söylüyorum sesimi kaydediyorum 😊, bazen ağaçlara dokunuyorum, bazen parkta insanları izliyorum, bazen konuşuyorum, bazen de yazıyorum. İyi ki konuşuyorum, iyi ki yazıyorum. Kendi duygularımı ifade edebildikçe var olduğumu hissediyorum.
Çünkü en nihayetinde nasıl, ne zaman, nerede, yalnız mı birileriyle birlikte mi bilmesem de bildiğim tek bir şey var geçiyor. Her şey gibi o da geçiyor. Zamanı geldiğinde, şartlar hazır olduğunda taşlar boşluklardaki yerlerini alıveriyorlar. Kendiliğinden. Çabasızca. Oluveriyor.
O zaman oluversin hayatlarımız, biz de kendi elimizden tutalım.
İçtenlikle.
Samimiyetle.
PS. Fotoğrafa binaen Giritimu Selimiye’ye, Byaz Selimiye’ye, canım Berna’ya, bütün kadınlara sevgiler.
#giritimuselimiye #byazselimiye