Aslında bu yazıyı 24 Ocak’ta yazdım. Bir blog açarsam ilk yazım bu olsun dedim. Önce yazıyı yazdım sonra blogu açtım 🙂 İçimden geçirdiğim şekilde o günkü yazımı olduğu gibi koyuyorum!
Bir süredir aklımda blog açmak ve yazmak vardı. Bu düşünceyle bir gün bir e-posta hesabı aldım. İşte şimdi de ilk yazımı yazıyorum.
Bu düşüncenin üzerinden uzunca zaman geçti ve o gün bugünmüş. Genelde bu tarz şeyler alakasız bir iş yaparken ve sadece o anın içerisinde olduğumda bir anda gelir, tıpkı bugün olduğu gibi. Yatak çarşaflarını değiştiriyordum ve kalbimde heyecanla aklımdan cümleler geçerken fark ettim kendimi. Tabi o anda aklımdan geçenleri kaleme dökmüyorsam geçmiş olsun 🙂 Yani buraya yazdıklarım o an aklımdan geçenler değil.
Ben yazmayı hep çok sevdim. Kendimi duygularını , düşüncelerini iyi ifade edebilen biri olarak tanımlıyorum ve yazmayı hem kendimi iyileştirdiğim hem de ortak duygulara sahip olan kişilere ulaşabildiğim bir ifade ediş biçimi olarak görüyorum. Yazdığım her an güçleniyorum. Çaresizim derken çare buluyorum, mutsuzum derken mutlu oluyorum, umutsuzum derken umut doluyorum. Bu yüzden yazmak benim için çok kıymetli, çok değerli.
Şiirler, kısa hikayeler, yazılar yazıyorum, belki bir gün uzun hikayeler, romanlar yazarım. Yazdıklarımı paylaşmak en büyük heyecanım. Bu iç güdü ve tatmin duygusuyla bir şiir kitabım yayınlandı. En saf, en masum ve en çıplak haliyle kalbimi açtım. Çoğu beni tanıyan kişiler olsa da beni tanımayan okuyuculara da ulaştı.
Aslında paylaşarak demek istiyorum ki hiç birimiz yalnız değiliz. En çok da kendime söylüyorum. Yalnız değilsin Yeşim! Daha çok paylaşmak istiyorum, daha çok yalnız değilsin, yalnız değiliz demek istiyorum. Ve eğer yazdıklarım birilerine ulaşabiliyorsa, onların duygularına dokunabiliyorsam, okuduklarında akıllarına kendileri ile ilgili anılar geliyorsa ve “ben de böyle hissetmiştim” diyebiliyorlarsa işte o zaman var olduğumu, varlığımın anlamını hissediyorum.
Belki farkedenler olmuştur; yazma yolculuğumdaki itici gücüm kendi duygularıma, kendimi anlamaya , keşfetmeye olan merakım. Kabul ediyorum bu merak bazen zorlandığım ve kabul etmek istemediğim duygularımı ve davranışlarımı yüzeye çıkarıyor ve hepsi su gibi yüzüme çarpılıyor ama yine de merakım ve üzerine gitme cesaretim bitmiyor. Ben bu şekilde kendi dengemi buluyorum, iyileşiyorum. Eminim benim gibi duygularını merak ederek kendini keşfetmeye çalışarak iyileşenler vardır ama herkesin de kendini iyileştirme yöntemleri farklı tabi. Her biri çok kıymetli ve hepsine saygı duyuyorum. Ortak olduğuna inandığım en temel şey hangi yöntem olursa olsun kendimizi iyileştirerek, başkalarının da bir şekilde kendisiyle olan ilişkisini güçlendirmesine ilham oluyoruz ve bunu hep birlikte yapıyoruz, farkında olarak ya da olmayarak.
Ben kendimi iyileştirdim şimdi de başkalarını iyileştiriyorum gibi bir amacım ve yüksek perdeden bir söylemim yok. Sadece yazarak kendim oluyorum ve paylaşarak tatmin oluyorum. Hepsi bu!
Bu benim yolculuğum! Ve bu yolculukta bana eşlik etmek isteyenler şimdiden hoşgeldi!
Kalbimle,